21 Kasım 2011 Pazartesi

Hapishane Anıları 2

hapishanede hücrelere yerleştirilmeden evvel, tek tek hemşirenin karşısına çıkarıyorlardı. hemşire de, depresyon veya anksiyete ile ilgili sorularla ağız yoklayıp, intihara meyil hakkında fikir sahibi olmaya çalışıyordu. askerdeyken, askerelere sorduğum soruların aynısıydı. hem$ireyi derdinden kurtarıp, direk olarak depresyon ve anksiyete belirtilerim olmadığını, intiharı da düşünmediğimi söyledim. nerden anladığımı sordu, psikolog olduğumu söyledim. flört eder bir şekilde, bir kız bulup evlenemediğimi sordu. evli olduğumu ve niye tutuklandığımı bilmediğimi söyledim. sonra bir form verip imzalamamı istedi. tecavüze uğranırsa neler yapılacağından bahseden bir formdu. iste o zaman, jet hızıyla, depresyon belirtileri başladı.
ilk kez kahvaltı ve öğle yemeginie çıktığım gün, çaylarda ve yemeklerde buram buram, mis gibi sap tadını almamla, o formun formalite olduğunu anlamam bir oldu. bir de kriminal suçlular değil de, böyle statüsünü kaybetmiş kişilerle beraberdik. çoğunluk da, zaten eğitim seviyesi yüksek kişilerdi. bir kaç okuz de vardı tabii, her populasyonda olması gerektiği gibi.

2 yorum:

darkoceans dedi ki...

hemşire çok zevksizmiş ama insan daha yakışıklı birine asılır, gerçi hapishane şartları demekki sen ortalamanın üzzerindeymişin. allah digerlerine yardım etsin:))amin:)

Serkan Sami dedi ki...

allain delon gibi kaliyordum taciklerle ozbeklerin arasinda. kari da hakliydi tabi :)