16 Kasım 2011 Çarşamba

Ben de isterim Kemal isimli bir başbakanımız olsun...

Yeşilköy sahilinde, arkadaşlarla balık tutuyorduk. Tuttuğumuz balık da kaya balığı. Maksat işkence olsun. Yoksa yenmez o balık. Yense de lezzetli olmaz. Acıkınca güvercin yemek gibi bir şey. Hoş değil anlayacağınız. Iste takılıyoruz arkadaşlarla öyle. Bizim meyhaneci Harutyun abi damlayıverdi yanımıza. Elinde Takvim gazetesi, bakıp bakıp homurdanıyor. "ulan bize ne yunan ekonomisinden"; dedi. "açsalar ermenistan'la sınırlarımızı, hem onlar ihya olur, hem biz." Biz oralı olmuyoruz arkadaşlarla. Sosyalizm, evrim gibi konularda kafamızı sinkaf etmesinden bıkmışız zaten, bizim için o anlık yok orada, Harutyun abi. sonra dedi ki; "gençler yanlış anlamayın beni. Ben de isterim Kemal isimli bir başbakanımız olsun, ama bu Kemal o Kemal değil, olmamalı." O esnada, nasıl olduysa bir tane karagöz yakalayıp çok sevinmiştik. Kovaya koyduk hemen. Anlattıklarını dinlemiyoruz diye, balığı denize geri attı lavuk.

Hiç yorum yok: